top of page

Böbrek Nakli Sonrası Sorunlar

OBGYN Visit

1) Böbreğin Reddi (Rejeksiyon)

 Rejeksiyon vücudun kendine yabancı olarak kabul ettiği doku veya organı reddetmesidir. Vücudumuzun savunma sistemi kendi yapısında olmayan her türlü mikrop, doku ve organları tanır ve onları etkisiz hale getirmeye çalışır. Önlem alınmazsa yeni takılan böbrekte vücudunuz tarafından zararlı kabul edilerek reddedilmeye çalışılır. Böbrek naklinde 3 tür rejeksiyon vardır: 

a) Çok Hızlı (Hiperkakut) Rejeksiyon: Böbrek takıldığı anda, hemen operasyon masasında oluşur. Tedavisi yoktur ve takılan böbrek çıkarılarak, atılır. Ancak yeni yöntemler ile bu durumun hangi hastada oluşabileceği anlaşılabilir ve bu hastalarda transplantasyon iptal edilir. Bunun için bu durum günümüzde nadiren görülür. 

b) Hızlı (Akut) Rejeksiyon: Hastalarda ameliyattan sonraki 3 ay içinde görülür. Hastaların yarısından azında gözlenir. Bazen aynı hasta pek çok akut rejeksiyon atağı geçirebilir. İdrar miktarında azalma, kilo alma, ateş, halsizlik, böbrek ağrısı ile kendini gösterir. Bu durumu düşündüğünüzde hemen doktorunuza bilgi veriniz. Tedavi ile çoğu kez başarılı sonuçlar alınır. 

c) Yavaş gelişen (Kronik) Rejeksiyon: Transplantasyon yapıldıktan yıllar sonra görülür. İdrarda protein çıkması, bacaklarda şişlik ve ödem, tansiyon yükselmesi, kanda üre ve kreatinin düzeyinin artmasıyla kendini gösterir. Ortaya çıktıktan aylar veya yıllar sonra böbrek fonksiyonu tamamen durur ve hasta diyalize geri döner. 

 

Bu rejeksiyon ataklarını önlemenin en iyi yolu, size önerilen ve savunma sistemini baskılayan ilaçları çok dikkatli kullanmanızdır.

  

 Rejeksiyon belirtilerini çok iyi öğrenin ve bunlardan birinin varlığını fark ettiğiniz anda, zaman geçirmeden hastaneye başvurunuz.

 

Rejeksiyon belirtileri:

 

1)      Yeni böbreğin üzerinde ağrı, hassasiyet ve şişlik olması

 

2)      Ateş yükselmesi

 

3)      Tansiyonun yükselmesi

 

4)      Hızlı kilo alınması ( günde 1 kilo, haftada 3-4 kilo gibi), elde ve bacaklarda şişlikler oluşması

 

5)      İdrar miktarının azalması

 

6)      Kanda üre ve kreatinin düzeylerinin yükselmesi

 

7)      Halsizlik, iştahsızlık, yaygın vücut ağrıları, kendini iyi hissetmeme, bulantı kusma gibi genel şikayetler. 

 

Bu belirtilerin varlığı mutlaka rejeksiyon geliştiği anlamına gelmez, ancak sizi bir an önce hekiminize gitmek konusunda uyarmalıdır.

 

Rejeksiyon şüphesi durumunda hastaneye yatırılacaksınız ve sizden idrar, kan tetkikleri ve böbreğin değişik yöntemlerle filmleri yapılacaktır. Bazı durumlarda kesin tanı için transplant biyopsisi istenecektir. Bu tetkik için lokal anestezi altında böbreğinizden ince bir iğne ile girilerek çok küçük bir parça alınır. Daha sonra bu parça Patoloji Laboratuarında incelenir. Bu sonuca göre teşhis kesinleşir ve tedavi buna göre yönlendirilir.

 

Rejeksiyonun varlığı kesinleşirse, özel tedavi programlarına alınacaksınız. Tedavi çoğu kez başarılı olacaktır. Ancak nadiren tedavi başarısız kalabilir ve böbreğinizi kaybedebilirsiniz.

 

Rejeksiyonu önlemenin en etkin yolu önerilen tedavinin eksiksiz ve düzenli uygulanmasıdır. Tedavinizi hiçbir nedenle aksatmayınız. 

 

2) Enfeksiyonlar

Böbreğin reddini önlemek için uygulanan tedaviler vücut savunma sistemini baskı altında tuttuğu için bulaşıcı hastalıklar organ naklinden sonra daha sık görülür ve daha ciddi seyreder. Bu risk nakilden sonraki aylarda daha yüksektir ve bu tehlike zamanla azalır.

 

 Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için ilk aylarda koruyucu önlemlere çok dikkat etmelisiniz. Bu sebeple kalabalık ve sıkışık yerlerde maske takmanız faydalıdır. Ameliyattan sonraki 3 ay geçtikten sonra çevrede ateşli ve hastalık bulaştırma olasılığı olan kimseler yoksa artık maske kullanmanız gerekmez.

 

 Ateşi yüksek olan, hastalık tanısı konmamış ve henüz tedavisi yapılmamış kişilerle görüşmeyiniz. Ailede böyle bir sorun varsa günlük kullandığınız eşyaları ayırınız ve hastalık geçene kadar ayrı odalarda kalınız.

 

 Boğaz ağrısı, öksürük, idrar yaparken yanma, sık idrara gitme, ishal, uzun süreli başağrıları, ciltte döküntülü ve sulu kabarcıkların ortaya çıkması durumunda, ateşiniz olmasa bile hemen hekiminize haber veriniz.

 

 Ateşli bir hastalık ortaya çıktığında, kendi kendinize rastgele seçtiğiniz bir antibiotik ilacı kullanmayınız.

 

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için doktorunuzun önerdiği aşıları yaptırınız.

 

3) Kalp Hastalıkları 

Böbrek nakli yapılmış bireylerde kalp hastalıklarına yakalanma olasılığı daha yüksektir. Bu sebeple kalp hastalıklarını oluşturan risk faktörleri bilinmeli ve tedavi edilmelidir. Şeker hastalığı, kan yağlarının yüksek olması, hipertansiyon, sigara içmek, ailede kalp hastalığı öyküsü, şişmanlık, stres, hareketsiz yaşantı ve erkek cinsiyet  kalp hastalıkları için risk faktörüdür. 

 

 Kalp hastalıklarından korunmak için;

a) Kesinlikle sigara içmeyiniz. 

b) Fazla kilolarınızı veriniz.

c) Önerilen diyetlere uyunuz.

d) Tüm ilaçlarınızı düzenli ve titizlikle alınız.

e) Doktorunuzun önerdiği şekilde egzersiz yapın

 

 4) Kanser 

Organ reddini engellemek için kullanılan ilaçlar, vücudun savunma sistemini zayıflattığı için nakilli hastalarda kanser görülme oranı daha yüksektir. Ancak hastalar yakın doktor takibi altında oldukları için erken tanı konulabilir ve ilaçlarda gerekli doz ayarlamaları yapılarak kanserin ilerlemesi durdurulabilir. Bu sebeple kötü huylu tümör gelişimine işaret eden belirti ve bulguları yakından tanımak gerekir.

 

Kansere işaret edebilecek belirtiler: 

  • İyileşmeyen yaralar 

  • Dışkılama ve idrar yapma alışkanlıklarında değişiklikler

  • Vücudun herhangi bir yerinde görülen normal olmayan kanamalar

  • Özellikle memelerde veya vücudun diğer bölümlerinde ele gelen kitle veya renk değişikliği

  • Yutma güçlüğü ve hazımsızlık

  • Siğil ve benlerde fark edilen herhangi bir değişiklik

  • İnatçı öksürük veya ses kısıklığı

  • Vücudun herhangi bir yerinde, ancak özellikle bacaklarda ortaya çıkan, çürümeyi andıran, kahve-vişne renkli küçük veya yaygın renk değişiklikleri.  

Bu belirti ve bulguların birini fark ettiğinizde zaman geçirmeden doktorunuza haber verin. 

 

Böbrek nakli sonrası en sık görülen tümörler deri, dudak, kadın üreme organları ve rahim, makat bölgesi ve vücudun savunma sistemi ile ilgili tümörlerdir.  

 

Cilt kanserinden korunmak için yaz aylarında direkt güneş ışınları altında çalışmaktan ve güneşlenmekten kaçınınız.

 

Kanserden korunmak ve erken tanı için aşağıdaki düzenli muayenelerinizi yaptırınız: 

  • Genel Muayene: Yılda bir kez bu amaca yönelik muayene dikkatli şekilde yapılmalıdır.

  • Kadın-Doğum Muayenesi: Yılda en azından bir kez kadın-doğum uzmanı tarafından yapılmalıdır.

  • Kalın Barsak ve Makat Muayenesi: Yılda en azından bir kez yapılır ve dışkı örnekleri labaratuarda incelenir. Ayrıca  2 yıllık aralarla kalın barsak filmleri çekilir.

  • Göğüs Muayenesi: Yılda en az bir kez hekim tarafından yapılmalı ve özel göğüs filmleri çekilmelidir. Ayrıca kadın hastalar her ay kendi göğüs muayenelerini yapmalıdır. 

Son söz olarak  böbrek naklinden sonra ortaya çıkan kanserlerin tedavisi kolaydır. Alınmakta olan ilaçların sayısı ve dozu değiştirilerek bu sorun kesinlikle çözülebilir. 

 

5) Böbrek Nakli Sonrası Diabet 

Transplantasyon sonrası kullanılan kortizon türü ilaçlar şeker hastalığına yol açabilir. Çoğunlukla kortizon dozunun azaltılması tedavide yeterlidir, ancak bazı durumlarda ağızdan alınan ilaç veya insülin kullanımı gerekebilir. 

 

6) Göz Sorunları  

Kullandığınız ilaçlara bağlı göz iltihapları, katarakt veya göz tansiyonu daha sık ortaya çıkabilir. Gözünüzde bir sorun oluştuğunda hemen göz doktorunuza başvurunuz. Yılda en az bir kez göz doktoruna muayene olunuz.

 

7) Kemik, Eklem ve Kas Sorunları 

Diyalize bağlı kemik sorunları böbrek naklinden sonrada devam edebilir. Bu sorunlar bazen kendiliğinden iyileşebildiği gibi, bazen  boyundaki küçük bezlerin(paratiroid) cerrahi olarak çıkarılmasını gerektirebilir.

 

Kortizon kullanımına bağlı kemiklerde zayıflık oluşabilir. Bu özellikle kalça ekleminde görülür. Yürüme güçlüğü oluşturabilir. Çok ilerlemiş hastalarda kalça eklemine protez konması gerekebilir.

 

Kortizon dozu ameliyattan sonraki ilk haftalarda giderek azaltılırken tüm vücutta yaygın kemik ağrıları ortaya çıkabilir. Bu durum basit ağrı kesicilerle önlenir. Bir süre sonra da ağrılar kendiliğinden geçer.

bottom of page